birçok duyguyu bir arada yaşadığım günler hız kesmeden devam ediyor.
kendi minimal dünyamda elbisemin renginin tonunu dert ediyorken ben dışarıda insanlar ölüyor güç savaşları yüzünden. insanlığın sorgulaması gerekenler durumu sadece örtmeye çalışırken ben burada nelerle uğraşıyorum. bazen yalnızca düşünüyorum, insan ne zaman kaybeder insanlığını?
dünyevi acının her türlüsünü tattığını zanneden er kişi, sözüm sana!
regl dönemi öncesi ağda yaptırmanın ne demek olduğunu asla bilemeyeceksin, o yüzden sus lütfen!
:/
yazılası onlarca şey var, lakin yazacak gram dermanım yok. iki cümleyi yan yana koyabilecek kafada bile değilim. şu düğün bir geçeydi başka şey istemiyorum bu ara. ruhumu nasıl yordu bu süreç anlatamam.
o değil de, kızlarıma gerçekten çok üzüldüm. hatayı bizimleyken de yapamayacaklarsa ne zaman, nerede yapacaklar?
ben bugün oturup buraya içimde çoğalttığım ve en sonunda hiç hak etmediği halde anneme yönelttiğim kırgınlığımı yazacaktım. öğleden sonra ne yaparsam yapayım içimden atamadığım, gözümden damla damla akan o duygu yoğunluğunu aktaracaktım.
sonra maç başladı. Galatasaray aldı götürdü hepsini.
yarın arayıp annemin gönlünü almalıyım. durduk yere üzdüm onu da.
iyi geceler olsun.
yarın hıdrellez, dilekleriniz gerçek olsun efenim.
çünkü Galatasaraylı olmak yeter!
tebrikler Galatasaray’ıma.
görümcelik krizim vol.1
annemle telefonda konuşuyorduk. tuttu ‘bla bla bla, kaç gündür görmedim de bak, kızımı özledim.’ dedi.
dedim, anne telefonda konuşuyoruz ya işte.
x ablandan bahsediyorum yahu, dedi. -x abla müstakbel yengem-
bi’ an buz gibi bir sessizlik oldu aramızda. anladı ki bozuldum. sonra toparladı kendince falan filan.
hıhım, alışıcam ben bu duruma.
telefon-whatsapp-facebook üçgeninde sabahtan beri düğün için kombinasyonlar yapıyoruz bizim hatunlarla.
beynim sulandı yemin ederim. kadın olmak zor işse demek.
neredeyse iki saattir karnım aç, kalkıp bir şey yemiyorum.
akşam kalktığımdan beridir uykum var, kalkıp gidip yatmıyorum.
neyin kafasıysa artık..
uykuyla ilgili ciddi sorunlarım var.
sabah kaçta uyanacaksam uyanayım gece 2’den önce yat-a-mıyorum. bilerek ve isteyerek kaçıyorum adeta uyumaktan. zorum ne ben de bilmiyorum, ama bu durum ben feci yoruyor. zira sabahları uyanmak ciddi işkence oluyor geç yatınca.
bugün, okuldan geldiğimde o kadar yorgundum ve bahar gribi sebebiyle öyle halsizdim ki dedim yatayım. saat de 15.30 filan o sırada. gözlerim kapanıyor adeta, ama uyuyamadım. o arada abim aradı, telefonuma mesajlar vs. geldi, yok uyuyamadım. inatla yataktan da çıkmadım ama. sonra 18.00 civarı uyumuşum. abuk subuk bir rüya görerek uyandım. ve o rüyayla birlikte uyumaktan neden alabildiğine kaçtığımı bir kez daha hatırladım.